Hipofiz Bezi Tümörleri

Hipofiz Bezi Tümörleri Hakkında

Hipofiz tümörleri, hipofiz bezinde gelişen anormal hücre büyümeleridir. Bazı hipofiz tümörleri vücudun önemli fonksiyonlarını düzenleyen hormonların salgılanmasını arttırabilirken, bazı hormonların daha düşük düzeyde salgılanmasına neden olabilir. Hipofiz tümörlerinin tedavi planlamasında, tümörün vücuda etkisi ve büyüme hızı en önemli parametrelerdir.

Hipofiz tümörlerinin çoğu kanserli olmayan (iyi huylu) hücre büyümeleridir (adenomlar). Adenomlar hipofiz bezi veya çevresindeki dokularda kalır ve genellikle vücudun diğer bölümlerine yayılmaz.

Hipofiz tümörleri 'beyin tümörleri' değildir. İyi huylu (benign) terimi, doktorlar tarafından kanser karakterine sahip olmayan bir lezyonu tanımlamak için kullanılır. Bazı hipofiz tümörleri semptomlara neden olmadan yıllarca var olabilir ve bazıları, hastanın ömrü boyunca hiç bir semptom üretmez.

Hipofiz tümörlerinin tedavisinde, tümörün çıkarılması, büyümesinin kontrol altına alınması ve hormon seviyelerinin ilaçlarla yönetilmesi dahil olmak üzere çeşitli seçenekler vardır. Doktorlar, çeşitli kriterleri göz önünde bulundurarak hasta için en ideal tedavi stratejisini belirlemektedir.

Hipofiz Bezi Hakkında


Hipofiz bezi bezelye büyüklüğündedir ve burun köprüsünün hemen arkasında, kemikli bir oyukta bulunur, beyin tabanına ince bir sapla tutturulur. Hipofiz bezi vücuttaki tiroid ve adrenaller, yumurtalıklar ve testisler dahil olmak üzere diğer bazı hormon bezlerini kontrol eder.

Hormonları hem bezin ön kısmından (anterior) hem de arka kısmından (posterior) salgılar. Hormonlar, kan dolaşımı aracılığıyla bir hücreden diğerine mesaj taşıyan kimyasallardır ve vücudun homeostazı açısından hayati önem taşırlar. Hipofiz bezinin yeterli miktarda bir veya daha fazla hormon üretmiyorsa buna hipopitüitarizm denir. Belirli hormonların fazla üretimi durumunda ise, ilgili hormonun fazla üretimi nedeniyle çeşitli problem ortaya çıkar.

Belirtiler

Tüm hipofiz tümörleri semptomlara neden olmaz. Hormon yapan hipofiz tümörleri (işleyen) ürettikleri hormona bağlı olarak çeşitli belirti ve semptomlara neden olabilir. Hormon üretmeyen hipofiz tümörlerinin belirti ve semptomları, büyümeleri ve diğer yapılar üzerinde neden oldukları basınç ile ilgilidir.

Büyük hipofiz tümörleri - yaklaşık 1 santimetre veya daha büyük olan makroadenomlar olarak bilinir. Küçük tümörlere mikroadenom denir. Makroadenomların büyüklüğü nedeniyle normal hipofiz bezi ve yakındaki yapılar üzerinde baskı yapabilirler.
Hipofiz bezi tümörlerinin belirtilerini tümörün farklı özelliklerine göre değerlendirmek doğru olacaktır.
Tümörün büyümesi sonucunda çevre doku ve yapılara baskı oluşturmasına bağlı belirtiler;

  • Baş ağrısı
  • Görme kaybı, özellikle çevresel görme kaybı


Tümörün hormon seviyesinde neden olduğu değişikliklere bağlı belirtiler;


Hormon seviyesinin artışı durumunda
Hormon salgısının artışına neden olan hipofiz tümörleri, fazla salgılanan hormona ve hormonon artış seviyesine bağlı olarak farklı belirtilere neden olurlar.

Hormon seviyesinin düşüşü durumunda
Büyük tümörler hormonal eksikliklere neden olabilir. Belirtiler ve semptomlar şunları içerir:

  • Mide bulantısı ve kusma
  • Üşüme
  • Menstrüasyon döngüsünün bozulması
  • Cinsel işlev bozukluğu
  • Artmış idrar miktarı
  • İstenmeyen kilo kaybı veya kazanç


Adrenokortikotropik hormon salgılayan (ACTH) tümörler
ACTH tümörleri, adrenal bezlerini kortizol üretimi için uyaran hormon adrenokortikropropini üretir. Adrenal bezleri tarafından çok yüksek miktarda kortizol salgılanması, Cushing sendromuna neden olabilir. Cushing sendromunun olası belirti ve semptomları şunları içerir:

  • Karın ve sırtın çevresinde yağ birikmesi
  • Abartılı yüz yuvarlaklığı
  • Kas zayıflığı ile kolların ve bacakların incelmesi
  • Yüksek tansiyon
  • Yüksek kan şekeri
  • Akne
  • Kemik zayıflaması
  • Morarma
  • Deri çatlağı
  • Anksiyete, sinirlilik veya depresyon

Büyüme hormonu salgılayan tümörler
Bu tümörler, büyüme hormonunun (akromegali) aşırı salgılanmasına neden olur ve aşağıdaki belirtilere neden olabilir:

  • Kaba yüz özellikleri
  • Büyütülmüş eller ve ayaklar
  • Aşırı terleme
  • Yüksek kan şekeri
  • Kalp sorunları
  • Eklem ağrısı
  • Yanlış hizalanmış dişler
  • Vücut tüylerinde artış
  • Çocuklar ve gençlerde çok hızlı veya fazla miktarda büyüme.


Prolaktin salgılayan tümörler

Hipofiz tümörü nedeniyle prolaktin seviyesinde artış olması durumunda kadınlarda östrojen, erkeklerde ise testosteron oranlarında düşüş gözlemlenir. Kandaki aşırı prolaktin, erkekleri ve kadınları farklı şekilde etkiler.

Kadınlarda, görülen belirtiler:

  • Düzensiz adet dönemleri
  • Adet dönemleri eksikliği
  • Memelerden sütlü akıntı


Erkeklerde prolaktin üreten bir tümör erkek hipogonadizmine neden olabilir. Belirtiler ve semptomlar şunları içerebilir:
  • Erektil disfonksiyon
  • Düşük sperm sayısı
  • Cinsel dürtü kaybı
  • Göğüslerde büyüme


Tiroid uyarıcı hormon salgılayan tümörler
Hipofiz tümörü tiroid stimüle edici hormonu (TSH) aşırı ürettiğinde, tiroksin düzeyinde artışa neden olur. Bu, hipertiroidizm veya aşırı aktif tiroid hastalığının nadir görülen bir nedenidir. Hipertiroidi vücudunuzun metabolizmasını hızlandırabilir:

  • Kilo kaybı
  • Hızlı veya düzensiz kalp atışı
  • Sinirlilik veya sinirlilik
  • Bağırsak hareketlerinde artış
  • Aşırı terleme

Ne zaman doktora gitmeliyim?

Hipofiz bezi tümörlerinin saydığımız belirtilerinden bir veya birkaçına sahipseniz veya sağlığınızla ilgili bazı bozulmalar olduğunu düşünüyorsanız, İyileşeceğim’in uzman doktorlarından randevu alabilir ve online bir görüşme gerçekleştirebilirsiniz.

Hipofiz bezi tümörlerinin belirtilerinden bir veya birden fazlasına sahipseniz bir uzman ile görüşmeniz faydalı olacaktır. Hipofiz tümörlerinin söz konusu olduğu durumlarda hormon seviyesinin normale döndürülmesi veya belirtilerin giderilmesine yönelik tedaviler uygulanabilmektedir.

Nedenleri

Hipofiz bezinde ortaya çıkan tümörlerin nedenleri tam olarak bilinmemektedir. Günümüzde kabul gören ortak kanı, diğer tümör ve kanserlerde olduğu gibi genetik bazı mutasyonların (DNA’mızı etkileyen bozulmalar) tümör oluşumunda rol oynadığı yönündedir.

Hipofiz bezi, beyninizin tabanında, biraz burnunuzun arkasında ve kulaklarınızın arasında bulunan küçük, fasulye şeklinde bir bezdir. Küçük boyutuna rağmen, bez vücudunuzun hemen her bölümünü etkiler. Ürettiği hormonlar, büyüme, tansiyon ve üreme gibi önemli fonksiyonların düzenlenmesine yardımcı olur.

Risk faktörleri

Ailesinde hipofiz bezi tümörü öyküsü olan ve belirli endokrin neoplazi, tip 1 (MEN 1) gibi kalıtsal koşullara sahip kişilerde hipofiz tümörlerinin görülme ihtimali daha yüksektir. MEN I'de endokrin sistemin çeşitli bezlerinde çoklu tümörler görülür. Bu hastalık için genetik test yapılabilir.

Komplikasyonlar

Hipofiz tümörleri genellikle yaygın şekilde büyümez veya yayılmaz. Bununla birlikte, sağlığınızı etkileyebilir. Muhtemel komplikasyonlar:

  • Görme kaybı. Bir hipofiz tümörü, optik sinirlere (kafatası içinde yer alan görme sinirleri) baskı uygulayabilir ve görme fonksiyonunda bozulma veya kayıp yaşanmasına neden olabilir.
  • Kalıcı hormon eksikliği. Bir hipofiz tümörünün varlığı veya hipofiz bezindeki bir tümörün ameliyat ile çıkarılması bazı hormonların üretim seviyesine etki edebilir. Bu durumda hormon seviyesini düzenleyen bazı ilaçlarla vücudun hormonal dengesi sağlanır.


Hipofiz tümörünün nadir görülen ancak potansiyel olarak ciddi bir komplikasyonu, tümör içine ani kanama meydana geldiğinde hipofiz apopleksidir. Bu durumu yaşayan hastaların tamamına yakını, hayatlarında yaşadıkları en dayanılmaz baş ağrısını yaşadıklarını tarif etmişlerdir. Hipofiz apopleksi, genellikle kortikosteroid ve muhtemelen cerrahi ile acil tedavi gerektiren bir tıbbi durumdur.

Teşhis

Hipofiz bezindeki tümörler, pek çok farklı hastalıkla ortak semptomlar gösterdiğinden çoğunlukla teşhis edilemez ve çoğunlukla, farklı nedenlerle yapılan tetkikler sırasında tesadüfen teşhis edilirler


Hipofiz bezi tümörlerinin teşhisi için hastanın detaylı aile öyküsü alınır, fiziki nörolojik muayene yapılır ve bir dizi tetkik ve görüntüleme istenir.

  • Kan ve idrar testleri. Bu testler farklı hormonların düzeyinin gözlemlenmesi, aşırı veya az üretim durumunun tespiti için talep edilir.
  • Beyin görüntülemesi. Bilgisayarlı Tomografi veya Manyetik Rezonans Görüntüleme ile hipofiz bezi incelenerek, olası bir tümör tespit edilir. Doktorunuz bu görüntüler ile hipofiz tümörünün konumu ve boyutu ile ilgili detaylı bilgi sahibi olur.
  • Görme testi. Bu test, hipofiz tümörünün görme fonksiyonu veya çevresel görüş becerisinin bozup bozmadığını belirlemekte kullanılır.


Ameliyat edip etmeme kararı, çoğunlukla bir endokronoloğun gerçekleştireceği bir dizi kapsamlı testten sonra verilir. Beyin cerrahı, özellikle küçük boyutlu hipofiz bezlerinde, aralıklı olarak MRG taraması ile tümörün büyüme hız ve yönünü takip ederek, hastanın sağlığı açısından tehdit oluşturmayan durumlarda ameliyat yerine takip yaklaşımını benimseyebilir.

Tedavi

Hipofiz tümörlerinde tedavi yaklaşımı, tümörün tipi, büyüklüğü, büyüme hızı ve neden olduğu belirtilere bağlı olarak belirlenir. Hastanın yaşı ve genel sağlık durumu da tedavi yaklaşımının belirlenmesinde önemli iki kriterdir.
Tedavi stratejisi genellikle bir beyin cerrahı, bir endokrin sistem uzmanı (endokrinolog) ve radyasyon onkoloğunun dahil olduğu bir ekip tarafından belirlenir. Hipofiz bezi tümörlerinin tedavisi ve hormon üretimini normal seviyelere döndürülmesi için ya tek başlarına ya da kombinasyon halinde cerrahi, radyasyon tedavisi ve çeşitli ilaçlar kullanılır.



Cerrahi
Hipofiz tümörünün cerrahi olarak çıkarılması, eğer tümör optik sinirlere baskı yapıyorsa veya tümör belirli hormonları aşırı üretiyorsa başvurulan bir yöntemdir. Cerrahinin başarısı tümör tipine, konumuna, büyüklüğüne ve tümörün etrafındaki dokuları istila edip etmediğine bağlıdır. Hipofiz tümörlerinin tedavisinde iki ana cerrahi teknik mevcuttur:



Endoskopik transnazal transsfenoidal yaklaşım.
Bu genellikle cerrahın tümörü, harici bir insizyon olmadan sinüsler ve hastanın burnundan çıkarmasına olanak sağlar. Beyninizin başka bir kısmı etkilenmez ve gözle görülür bir yara izi kalmaz. Büyük tümörlerin, özellikle yakındaki sinirleri veya beyin dokusunu istila eden tümörlerin bu yaklaşım ile çıkarılması zor olabilir.



Transkraniyal yaklaşım (kraniyotomi).
Tümör, kafatasınızın üstündeki bir kesi ile kafatasınızın üst kısmından çıkarılır. Bu işlemi kullanarak büyük veya daha karmaşık tümörlere ulaşmak daha kolaydır ancak hastanın iyileşme süreci nispeten daha uzun olmaktadır.



Radyasyon Terapisi Radyasyon terapisi, tümörleri yok etmek için yüksek enerjili radyasyon kaynaklarını kullanır. Hastanın ameliyata elverişli olmadığı durumlarda veya ameliyattan sonra kalan tümör hücrelerinin imha edilmesi amacıyla kullanılabilir. Radyasyon tedavisi yöntemleri şunlardır:

  • Stereotaktik radyocerrahi. Genellikle tek bir uygulama ile yüksek dozda radyasyonun çok hassas bir şekilde tümöre odaklanması şeklinde uygulanır. Özel beyin görüntüleme teknikleri sayesinde radyasyonun tümörün boyutunu ve şeklini tümörün içine iletir. Bu yöntemde çok sayıda ışın kaynağından, tek başına son derece düşük güçteki radyasyon ışınları kullanıldığından, tümör üzerinde oldukça büyük bir etkiye sahip toplam radyasyon oranı, çevre dokulara neredeyse hiç etkide bulunmaz.
    Gamma Knife ile ilgili detaylı bilgi için Gamma Knife başlıklı makalemizi okuyabilirsiniz.
    Türker Kılıç
    Prof.Dr.Türker Kılıç, Bahçeşehir Üniversitesi Tıp Fakültesi, Medical Park Göztepe Üniversite Hastanesi bünyesinde kurduğu Gamma Knife tedavi merkezinde 15.000’den fazla hastanın sağlığına kavuşmasına yardımcı olmuştur.Gamma Knife tedavisi hakkında detaylı bilgi almak ve tedavinizi planlamak için İyileşeceğim uygulaması üzerinden Prof.Dr.Türker Kılıç’tan randevu alabilirsiniz.
    iyileseceğim iosiyileseceğim android
  • Harici ışın radyasyonu. Bu uygulama, zaman içinde küçük oranda artan miktarda radyasyonun hedef bölgeye iletimini mümkün kılar. Genellikle dört ila altı haftalık bir süre boyunca haftada beş kez yapılan bu uygulamada hastanın çoğu zaman hastanede kalması gerekmez. Bu terapi sıklıkla etkili olsa da, tümör büyümesini ve hormon üretimini tamamen kontrol etmek yıllar alabilir. Radyasyon tedavisi ayrıca, özellikle hipofiz bezinin çevresindeki sağlıklı hipofiz hücrelerine ve normal beyin dokusuna zarar verebilir.
  • Yoğunluk modülasyonlu radyasyon tedavisi (IMRT). Bu radyasyon terapisi, doktorun ışınları şekillendirmesini ve tümörü birçok farklı açıdan kuşatmasını sağlayan bir bilgisayar kullanır. Bu teknik, tümör çevresinde belirlenen çerçevenin aldığı radyasyon oranının sınırlandırmasını bu sayede hedefi çevreleyen dokuların daha az radyasyon almasını mümküm kılabilmektedir.
  • Proton ışın tedavisi. Başka bir radyasyon seçeneği olan bu tip, X-ışınları yerine pozitif yüklü iyonları (protonları) kullanır. X ışınlarının aksine, proton ışınları enerjilerini hedeflerine bıraktıktan sonra durur. Çerçevenin hassas şekilde kontrol edilebildiği ve sağlıklı dokular için daha az risk taşıyan tümörler üzerinde kullanılabilir. Bu terapi tipi özel bazı ekipmanlar gerektirir ve yaygın olarak uygulanmaz.


Hipofiz hormonlarının yerleşimi

Hipofiz tümörü veya tümörün ameliyatla çıkarılması, hormon üretimini azaltırsa, hastada normal hormon seviyelerinin korunması için tedavisi gerekli olabilir. Radyasyon tedavisi gören bazı kişilerin de hormon tedavisi ile desteklenmesi gerekebilmektedir.


Ertelenmiş Tedavi
Ertelenmiş tedavi, tümördeki büyümenin ve tümörün vücuda etkisinin bir tedavi uygulanmadan gözlemlendiği süreçtir. Tümörün bir belirtiye veya hormon seviyelerinde bir değişime neden olmadığında tercih edilebilecek bir stratejidir. Hipofiz bezi tümörlerinin bir belirtiye veya hormon seviyelerinde bir değişikliğe neden olmaması durumunda hastalar herhangi bir tedavi uygulanmadan hayatlarını sürdürebilirler. Bu konuda en doğru karar, hasta özelinde yapılacak değerlendirme ile medikal ekip tarafından verilecektir

Kimlerle Görüşeceksiniz?

Nöroloji Uzmanı: Beyin ile ilgili hastalıklar konusunda uzmanlaşmış hekimler. Beyin Cerrahı: Merkezi sinir sistemi (beyin ve omurilik) ameliyatlarını gerçekleştirme konusunda uzmanlaşmış hekimler.

Doktorunuz Size Ne Soracak?

Doktorunuz ilk görüşmede (muhtemelen bir nöroloji uzmanı veya beyin cerrahı) size pek çok soru soracaktır. Görüşmenizin daha verimli geçmesi ve gerekli teşhis ve tedavinin en hızlı şekilde gerçekleştirilebilmesi için görüşmeye hazırlıklı gitmenizin büyük önemi vardır. İlk görüşmenizde doktorunuz sizlere şu soruları soracaktır;

  • Şikayetleriniz nelerdir?
  • Bu belirtileri ilk ne zaman fark ettiniz?
  • Bu belirtilerin şiddeti nedir?
  • Bu belirtilerin özellikle yoğunlaştığı zaman dilimi nedir?
  • Bu belirtilerin daha şiddetli hale gelmesine neden olan hareketler veya etkenler nelerdir? (Sabahları yataktan kalkarken baş ağrım çok şiddetli oluyor gibi)
  • Bu belirtilerin hafiflemesini sağlayan hareketler veya etkenler nelerdir? (Karanlıkta oturmak baş ağrımın hafiflemesine neden oluyor gibi)
Konu ile ilgili sorularınız veya randevu talepleriniz için İyileşeceğim uygulamamızı ücretsiz olarak indirip, üye olabilirsiniz.
Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.